Rüya, bilinçaltı ve sezgisel bağlantılar ...
Bazı zamanlar vardır (zamanlar olarak genelliyorum çünkü sadece gece değil gündüz uykularını da katıyorum) gördüğünüz rüyanın bir rüyadan ibaret olmadığını hissederiz. Sanki başka bir dünyanın kapısı aralanmış gibi . Bir ses, bir yüz, bir yer...
Bunu belki de bir çoğumuz hayatında bir kez bile olsun tecrübe etmiştir.
Ama en ilginç olanı, o rüyayı sadece senin görmediğini öğrenmendir. Sanki başka biriyle aynı sahnenin oyuncusu olmuşsundur. Ya da seyirci koltuğuna oturmuş ve sahnelenen oyunu seyreden iki ayrı ruh olarak gördüğün rüyayı adeta izlemişsindir.
Aynı rüya, iki ruh ...
Ben bunu defalarca tecrübe edenlerden biriyim ve en çok da bu nedenle bu yazıyı yazıyorum.
Rüyaların sadece bilinçaltında bulunan düşünceler, duygular ve deneyimlerin uykuda ortaya çıkışı olduğunu düşünmüyorum. Bence rüyalar gecenin içine gizlemiş gizemli bir sır gibi... Ve bazen bu sırlar sadece bize ait değildir. Tanımadığın bir yüzü görürsün rüyanda ama çok tanıdık bir hisle. Bir rüyadan uyanırsın ve rüyanın seninle sınırlı olmadığını hissedersin. Ya da belki yakından tanıdığın belki de daha önce hiç tanışmadığın biriyle aynı sembolleri, aynı atmosferi paylaşmanın garip tesadüfüne şahit olursun.
Eğer meditasyon yapan biriysen meditasyon yaptığın biriyle aynı veya benzer sembolleri görmüş olabilirsin. Eğer bunu deneyimlediysen ve rüya konusunda az çok araştırma yaptıysan yalnız olmadığını da biliyorsundur.
Bunu spiritüel ya da mistik yollarla deneyimleyen sayısız insan var. Ya da hiçbir şey yapmadan kalp veya frekans bağı olan bireyiyle aynı rüyayı gördüğünü farketmiş bir çok kişi.
Garip değil mi? Bir rüyadan uyanıyorsun ve rüyanın seninle sınırlı olmadığını hissediyorsun. Hatta hissetmekle kalmayıp;belki yakından tanıdığın belki de daha önce hiç tanışmadığın biriyle aynı sembolleri, aynı atmosferi paylaşmanın garip tesadüfüne şahit oluyorsun.
Peki sizce bu sadece bir tesadüf mü?
Bedenimiz uyku esnasındayken ruhlar bir yerlerde buluşuyor mu?
Bu yaşadığımız ortak rüya tecrübesi sadece bir tesadüf mü? Yoksa rüyalar bilinçaltının ötesinde bir ortak alanın dili midir?
Belki de bu sadece bilinçaltının bir oyunu değil.
Belki de bazı ruhlar geceleri aynı frekansta buluşuyordur...
Spiritüel öğretiler,bunun cevabını '' rüya alanı'' nın sadece bireysel değil, aynı zamanda kollektif bir bilinç düzeyine açılan bir kapı olduğunu söyleyerek veriyor. Bu kapının eşiğinde, birbirine yakın olan kalpler (anne,baba,kardeş,eş,dost,sevgili v.b) yollarda birleşirmiş. Belki bir dua, belki bir niyet, belki sadece aynı frekansta titreşen iki insan...
Ben rüyaların sadece kişisel deneyimlerden oluşmadığını düşünenlerdenim.
Peki siz rüyaların sadece gerçek hayatta gördüğünüz, gözlemlediğiniz ve varlılarını siz fark etmeseniz bile bilinçaltınızın kaydettiği deneyimlerden ibaret olduğunu mu düşünüyorsunuz?
Bu konudaki fikirlerimizi ve varsa yaşandığınız tecrübeleri benimle paylaşırsanız çok sevinirim.

