GÜN DEĞİL, NİYET YORAR İNSANI
Pazartesi, kimileri için bir başlangıcın sancısı… Kimileri içinse yepyeni bir duasının filizlendiği haftanın besmelesi.
Günleri karalayan biziz çoğu zaman. Henüz başlamamış bir günün yükünü,
zihnimizde ağırlığa çeviren de.
Oysa her pazartesi, ilahi bir davet gibidir: “Kalk ve bir kez daha dene…”
Zorlayıcı olan sabahın erken saati değil, dünden taşınan gönül yorgunluklarıdır. Düşüncelerimizin tortusudur. Ama unutma: Ruhunu sadeleştirirsen, pazartesin de hafifler.
Çünkü mesele pazartesi değil, mesele senin bakışın. Pazartesi bir gün değildir; bir aynadır. Sen ne görüyorsan, o yansır sana.
Bugün, çok beklediğin “yarın” olabilir. İçinden geçen fikri harekete dönüştürmen için bir vesile. Ufacık bir adımın, büyük bir değişimin kıvılcımı belki. Ve belki de tek ihtiyacın olan şey, sabah güneşini umuduna benzetip biraz gülümsemek...
Kendine nazik ol. Gününü karalayarak değil, niyetinle aydınlatarak başla. Şunu unutma: Haftan nasıl geçeceği belki de bugüne neyle ve nasıl başladığınla ilgili.
Bugün pazartesi. Ama belki de, *en güzel haline niyet ettiğin günün* ta kendisi...
Haydi kalk! Bir işe , bir oluşa koyulma vakti...


