12 Ağustos 2025 Salı

TÜM OLUMSUZLUKLARA RAĞMEN IŞIĞINI KORU

Herkesin gökyüzü bazen kararır. Ve bazen, ne kadar çabalarsan çabala hiçbir şeyin yoluna girmediğini hissedersin.

Anlaşılmadığın, görülmediğin,hatta sevilmediğini düşündüğün anlar olur.
Ama bil ki, ışığını söndürmek çözüm değildir. Çünkü senin içindeki o ışık, dışarıda olanlara bağlı değildir. 
O ışık; senin içten içe hep inandığın şeylerin, kırılmalarına rağmen hâlâ yumuşak kalabilmenin, her şeye rağmen nazik olabilmenin bir armağanıdır.
Kimse teşekkür etmese de, sen iyiliğini yap. 
Kimse görmese de, sen güzel kal.
Kimse anlamasa da, sen yüreğini kirletme. Çünkü senin ışığın, onların bakışı için değil. Senin varlığın içindir.
Unutma:
Güneş, bulut olduğunda parlamaktan vazgeçmez.
Ve sen de, seni örten her gölgeye rağmen parlamaya devam etmelisin. Çünkü sen parladıkça kendi karanlığını da, başkalarının gecesini de aydınlatırsın.
Kızgınlık, öfke, kırgınlık…
Bunlar gelip geçer. Ama senin içinde taşıdığın o ışık, eğer korursan sana sonsuzluk kadar yeter.

5 Ağustos 2025 Salı

 

🧭 Şu anda benim evrem:

“Kuluçka dönemi.”
Her şey oluşuyor, ama daha dışarı çıkmadan önce içten içe büyüyor.
Ve bu sessizlikte yaptığım plan, ileride beni yormayacak (pes ettirmeyecek) bir sistem kurmamı sağlasın diye  Rabbime dua ediyorum .

 🌿 Nilay’dan Işık Taşıyan Bir Niyet:

🧭 Şu anda benim evrem:

✨ Kuluçka dönemi.

Görünürde sessiz… ama içten içe kıpır kıpır.

Henüz adı  tam konmamış bir şey büyüyor içimde.

Sadece kendime değil,  başkalarına da iyi gelecek bir şey. İyi geldikçe iyileştirecek haller ..

Görülmeden geçen bu dönemde,

Yavaş yavaş bir sistem kuruyorum.

Beni yormayacak,

Kalpleri yormayacak,

Sade, şefkatli ve sürdürülebilir ... 

Niyetim çok temiz ve  içimden gelen niyet çok net:

✨ Tıpkı adımın anlamı gibi, ışık saçmak istiyorum.

Nilay…

Yani ışığın yansıması.

Ve ben de, içimde doğan bu ışığı

sadece kendime değil, başkalarının yoluna da düşürmek istiyorum.

Bu yolculuk büyük bir adımla başlamadı.

Aslında bu, çok küçük bir başlangıç.

Ama biliyorum ki, tek bir kalbe dokunabilmek ya da tek bir sorunun cevabı olabilmek bile, bazen bir mucizedir.

İşte ben, o mucizeyi yaşamak istiyorum.

Yavaş, sade ama emin adımlarla…

Nice kalplere ulaşmak istiyorum.

Birilerinin sessizliğine yoldaş, sorgularına cevap, gönlüne nefes olmak istiyorum.

Kimi zaman bir cümleyle,

Kimi zaman bir sesle,

Belki sadece bir bakışla…

Ama muhakkak bir yerlerde bir kalbe dokunarak.

Bu yolculuk, sadece bir şifa arayışı değil.

Bu yolculuk, iyiliği çoğaltma duası.

Ve bu yüzden, kalbim açık...

Ve bu yüzden, sizlerin duasına da talibim.


  İşte o anın resmi:

Yeni bir oluşumun eşiği, sabahın ilk ışığında kuluçkadan çıkan bir varlık gibi hissettiren o hal ...  🌅✨

 



28 Temmuz 2025 Pazartesi

Olduğum Gibiyle Tamamım.

Kök saldım, göğe değil önce kendime.  

Bir meşe gibi, rüzgarı saygıyla karşılayan… 

Kırılmadan, ama eğilmeyi bilen…

Toprağın derinliklerinde sır tuttum, her yaprağım bir dua gibi göğe açıldı sonra.

Ben artık oldum, olmam gerekenin kıyısında değil; tam merkezindeyim.

Zamanla kavgalı değilim artık, akışı yargılamadan, an’ın içindeki mucizeyi fark ederek yaşıyorum. Bir fincan kahvenin buğusunda güneşin sabrı var, biliyorum.

Baktığım her şeyde, varlığın cömert bir hatırlatması gizli.  

Ve ben artık kendimi yarım hissettiren ne varsa arkamda bırakıyorum.

Bugün içimde taşımıyorum geçmişin artılarını, geleceğin eksiğini.  

Sadece bu an…  

Bu nefes…  

 Bu hâl...

26 Temmuz 2025 Cumartesi

BENLİK SERİSİ NİYETİ TAMAMLAMA ŞÜKÜRÜ

 





Niyet Cümlem:  

Bugün, özüme sadık kalarak; sevgiyi, huzuru ve kendi ışığımı onurlandırarak yaşamayı seçiyorum. Attığım her adım, kalbimi hem ilahi olana hem de kendi özümün ışığına yaklaştırsın. Yolculuğum beni, ilahi olana daha çok teslimiyete; kendime ise daha çok farkındalık ve içsel yakınlığa taşısın.

Şükür Duası:  

Ey kalbimin Sahibi…  

Bana unuttuğum özümü yeniden hatırlatan işaretlerine,  kırıldıkça içimde büyüyen o sessiz bilgeliğe, seçtiklerimin ardındaki sevgi diline…  

Her halimle şükrediyorum.

Yolumu kaybettiğim anlarda bile  beni kendi iç ışığımla buluşturan, ilahi kudretine sığınıyorum.  

Eksik sandıklarıma takılı kalmayı değil, tamlığıma şahit olmayı öğrettiğin için  binlerce kez şükürler olsun.

Dilerim bu benlik yolculuğu  hem bana hem duyan her kalbe şifa, denge ve derin bir kabul getirsin.

Amin.



BENLİK SERİSİ / BÖLÜM 9

 BÖYLECE TAMAMLANDIM

Eksik sandığım ne varsa  aslında beni tamamlayan parçalarmış.  

Yanlış dediklerim, beni doğruya taşıyan köprüler.

Kendime dönmek,  en uzun yolculukmuş meğer…  

Ve ben yürüdükçe  anladım:  

Aradığım şey,  hiçbir zaman dışarıda değildi.

Sustum,  duydum.  

Bıraktım,  hafifledim.  

Kırıldım,  ışıldadım.

Hayatımdan kesilenler değil,  benim kendime dönüşüm  en büyük vedaymış.  

Artık gitmesi gereken her şey gitti,  

ve kalan bendim; özümle, sözüme sadık…

Şimdi içimden dışıma taşan bir huzur var.  

Göze görünmeyen ama ruha dokunan…  

Ben ne eksik kaldım,  ne de fazla oldum; tam zamanında,  tam kendim gibi oldum.

Ve böylece tamamlandım...

BENLİK SERİSİ / BÖLÜM 8




BENLİĞİME SADAKATLE

Kendime verdiğim sözleri artık ertelenmiş listelere yazmıyorum.  

Kalbimin tam ortasına kazıyorum.

Çünkü öğrendim:  

Bir kadın kendine sadık kaldığında  dünya bile ona hizalanır.

Ben artık başkaları için şekil almayı değil, kendi özümde sabit kalmayı seçiyorum.  

Ve bu sabitlikte, ne kadar esnek olduğumu fark ediyorum.

Benliğime sadakat…  

Ne büyük bir onarım bu!  

Kırıldığım yerleri başkalarına değil, kendime emanet ediyorum.

Artık kendi hikâyelerimin hem yazarıyım, hem de en sadık okuyucusu.  

Bir satırını bile atlamadan kendimi baştan sona dinliyorum.

Kimsenin onayına ihtiyaç duymadan kendime “evet” dediğim her sabah, yeniden doğuyorum.  

Ve bu doğuş, bir kadının kendiyle barışının  en sessiz, en asil devrimidir.

Ben kendime sadığım.  

Ve bu sadakat, beni her şeyden çok  

kendime yaklaştırıyor.

BENLİK SERİSİ / BÖLÜM 7



 SADELİKTE KALMAYI SEÇİYORUM

Artık fazlalıklar yormuyor beni çünkü bırakmayı öğrendim.  

Gürültülü hayallerin değil, sessiz sevinçlerin peşindeyim.

Sadelik benim için bir eksilme değil, Öz’e dönüş.  

Göz kamaştıran değil, ruh uyandıran şeylerdeyim artık.

Az eşya, az insan, çok huzur istiyorum.  

Kelimeler değil, niyet temizliği seçiyorum.

Çünkü sade olan, daha çok yer açar içerde.  

Ve ben, kendime yer açmaya geldim bu hayata.  

Ne tutarsızlara tahammülüm var artık, ne de kalbimi yoran telaşlara.

Ben, hayatı telaffuz etmiyorum artık, hissediyorum.  

Ve hissederek yaşamak, en büyük zenginlik bana göre.

Sadelikte kalmayı seçiyorum, çünkü sade olan, her zaman hakiki olandır.