28 Temmuz 2025 Pazartesi

Olduğum Gibiyle Tamamım.

Kök saldım, göğe değil önce kendime.  

Bir meşe gibi, rüzgarı saygıyla karşılayan… 

Kırılmadan, ama eğilmeyi bilen…

Toprağın derinliklerinde sır tuttum, her yaprağım bir dua gibi göğe açıldı sonra.

Ben artık oldum, olmam gerekenin kıyısında değil; tam merkezindeyim.

Zamanla kavgalı değilim artık, akışı yargılamadan, an’ın içindeki mucizeyi fark ederek yaşıyorum. Bir fincan kahvenin buğusunda güneşin sabrı var, biliyorum.

Baktığım her şeyde, varlığın cömert bir hatırlatması gizli.  

Ve ben artık kendimi yarım hissettiren ne varsa arkamda bırakıyorum.

Bugün içimde taşımıyorum geçmişin artılarını, geleceğin eksiğini.  

Sadece bu an…  

Bu nefes…  

 Bu hâl...

26 Temmuz 2025 Cumartesi

BENLİK SERİSİ NİYETİ TAMAMLAMA ŞÜKÜRÜ

 





Niyet Cümlem:  

Bugün, özüme sadık kalarak; sevgiyi, huzuru ve kendi ışığımı onurlandırarak yaşamayı seçiyorum. Attığım her adım, kalbimi hem ilahi olana hem de kendi özümün ışığına yaklaştırsın. Yolculuğum beni, ilahi olana daha çok teslimiyete; kendime ise daha çok farkındalık ve içsel yakınlığa taşısın.

Şükür Duası:  

Ey kalbimin Sahibi…  

Bana unuttuğum özümü yeniden hatırlatan işaretlerine,  kırıldıkça içimde büyüyen o sessiz bilgeliğe, seçtiklerimin ardındaki sevgi diline…  

Her halimle şükrediyorum.

Yolumu kaybettiğim anlarda bile  beni kendi iç ışığımla buluşturan, ilahi kudretine sığınıyorum.  

Eksik sandıklarıma takılı kalmayı değil, tamlığıma şahit olmayı öğrettiğin için  binlerce kez şükürler olsun.

Dilerim bu benlik yolculuğu  hem bana hem duyan her kalbe şifa, denge ve derin bir kabul getirsin.

Amin.



BENLİK SERİSİ / BÖLÜM 9

 BÖYLECE TAMAMLANDIM

Eksik sandığım ne varsa  aslında beni tamamlayan parçalarmış.  

Yanlış dediklerim, beni doğruya taşıyan köprüler.

Kendime dönmek,  en uzun yolculukmuş meğer…  

Ve ben yürüdükçe  anladım:  

Aradığım şey,  hiçbir zaman dışarıda değildi.

Sustum,  duydum.  

Bıraktım,  hafifledim.  

Kırıldım,  ışıldadım.

Hayatımdan kesilenler değil,  benim kendime dönüşüm  en büyük vedaymış.  

Artık gitmesi gereken her şey gitti,  

ve kalan bendim; özümle, sözüme sadık…

Şimdi içimden dışıma taşan bir huzur var.  

Göze görünmeyen ama ruha dokunan…  

Ben ne eksik kaldım,  ne de fazla oldum; tam zamanında,  tam kendim gibi oldum.

Ve böylece tamamlandım...

BENLİK SERİSİ / BÖLÜM 8




BENLİĞİME SADAKATLE

Kendime verdiğim sözleri artık ertelenmiş listelere yazmıyorum.  

Kalbimin tam ortasına kazıyorum.

Çünkü öğrendim:  

Bir kadın kendine sadık kaldığında  dünya bile ona hizalanır.

Ben artık başkaları için şekil almayı değil, kendi özümde sabit kalmayı seçiyorum.  

Ve bu sabitlikte, ne kadar esnek olduğumu fark ediyorum.

Benliğime sadakat…  

Ne büyük bir onarım bu!  

Kırıldığım yerleri başkalarına değil, kendime emanet ediyorum.

Artık kendi hikâyelerimin hem yazarıyım, hem de en sadık okuyucusu.  

Bir satırını bile atlamadan kendimi baştan sona dinliyorum.

Kimsenin onayına ihtiyaç duymadan kendime “evet” dediğim her sabah, yeniden doğuyorum.  

Ve bu doğuş, bir kadının kendiyle barışının  en sessiz, en asil devrimidir.

Ben kendime sadığım.  

Ve bu sadakat, beni her şeyden çok  

kendime yaklaştırıyor.

BENLİK SERİSİ / BÖLÜM 7



 SADELİKTE KALMAYI SEÇİYORUM

Artık fazlalıklar yormuyor beni çünkü bırakmayı öğrendim.  

Gürültülü hayallerin değil, sessiz sevinçlerin peşindeyim.

Sadelik benim için bir eksilme değil, Öz’e dönüş.  

Göz kamaştıran değil, ruh uyandıran şeylerdeyim artık.

Az eşya, az insan, çok huzur istiyorum.  

Kelimeler değil, niyet temizliği seçiyorum.

Çünkü sade olan, daha çok yer açar içerde.  

Ve ben, kendime yer açmaya geldim bu hayata.  

Ne tutarsızlara tahammülüm var artık, ne de kalbimi yoran telaşlara.

Ben, hayatı telaffuz etmiyorum artık, hissediyorum.  

Ve hissederek yaşamak, en büyük zenginlik bana göre.

Sadelikte kalmayı seçiyorum, çünkü sade olan, her zaman hakiki olandır.

25 Temmuz 2025 Cuma

BENLİK SERİSİ / BÖLÜM 6



 ŞİMDİ BENİM ZAMANIM

Saklandığım ne varsa ışığa çıkıyor artık.  

Kendimi görünür kılmaktan korkmuyorum, çünkü ben, kendime dürüstüm artık. Kendimi sabote etmek için kullandığım kendime yalan söylemiyorum.

Yıllarca “zamanı değil” deyip sustuklarım şimdi dilimde çiçek açıyor.  

Bastırdığım ne kadar his varsa kök salıyor içimde.

Şimdi benim zamanım.  

Ne bir adım önce, ne bir adım geride.  

Tam olduğum yerdeyim ve hiç olmadığım kadar hazır.

Gücüm sesimde değil, suskunluğumda taşıdığım dengede.  

Ben artık dışarıdan gelen alkışa değil, içimden gelen onaya yaslanıyorum. 

Birilerinin çizdiği sınırlarla değil,  kendi haritamla yürüyorum bu yolu.  

Ve her adımda şunu fısıldıyorum kendime:  

“Senin zamanın, şimdi başlıyor…”

Çünkü bekledim, olgunlaştım, ve şimdi, hayatla el sıkışma vakti...

BENLİK SERİSİ / BÖLÜM 5

KABULLENİŞ VE YÜKSELİŞ

Kendime savaş açmaktan vazgeçtiğim gün kabullenişin şifasını tattım.  

Eksik sandıklarımı tamamlamaya değil, onlarla yaşamaya razı oldum.

Çünkü bazı kırıklar onarılmak için değil, ışığı sızdırmak için var.

Ben artık kendimle kavga etmiyorum.  Yorgunluklarımı,  kararsızlıklarımı, geçmişin buruk izlerini hepsini içimde usulca oturttum aynı sofraya.

Zira iç huzur, her duygunun yer bulduğu  sessiz bir barış masasıdır.

Ve o masada öğrendim:  

Kabul, yükselmenin ilk adımıymış.  

Kendimi itmeden, zorlamadan,  sadece olduğum gibi kucaklayarak  büyüdüm.

Ben artık yükseliyorum, ama kimseyi ezerek değil kök salarak, derinleşerek, kendime sadakatle.

Çünkü bir kadının en büyük gücü


kendine sadık kalmasıdır.