Bu yolda Murakabe ile tanıştım ve Murakabe, kalbimle yeniden tanışmamı sağladı.
Mevlânâ’nın dediği gibi:
“Sen dışarıda ne arıyorsun? Aradığın cevher, kalbinin içinde saklı.”
Ben murakabe ile tanışmadan önce içimde öyle kalabalıklar oluyordu ki…
Sanki düşüncelerim birbirine çarpıyor, herkes aynı anda konuşuyordu, ben ise en sessiz köşede kendi sesimi duyamıyordum. İşte o anların birinde kendime sordum:
“Ben kimim? Kalbim gerçekten ne istiyor?”
Sonra Mevlânâ’nın şu sözüyle karşılaştım :
“Sen kendi içine bakmadıkça Hak’kı göremezsin.”
Bazen tek yapmam gereken şey, içimdeki kalabalığı susturmak değil… Kalbimin sesini işitmek.
İşte bu hal e tasavvufta murakabe deniyor. Yani kalbinin aynasına bakmak, içini seyretmek, kendini Allah’ın huzurunda hissetmek.
Kalbini hızlandıran ve öfkeme sebep olan durumlarda ya bu öfkenin peşine takılıp sürüklenirsin ya da bir nefes alıp içime dönüp kendime fısıldarsın.
Murakabe kendine fısıldamayı öğretiyor ve ben her öfke hissetiğim anda kendimi kalbime fısıldarken buluyorum;
“Benim bu hâlime Allah şahit.”
O anlarda öfkem hemen yok olmuyor, ama artık ona kapılmıyorum. Ve her seferinde işte murakabenin hediyesi bu diyorum kendi kendime: Duygularımı izlemek, onlara mahkûm olmamak.
Çünkü sadece kendimi izlemiyorum; aynı zamanda Rabbimin beni izlediğini biliyorum. Ve işte o bilinç, bana güven ve huzur veriyor
Mevlânâ’nın sözüyle:
“Nereye gidersen git, kalbini de beraber götür. Çünkü aradığın cevher dışarıda değil, içeride.”
Murakabe için saatlerce inzivaya çekilmeye gerek yok. Çayın demlenmesini beklerken gözlerimi kapatıp kalbime kulak veriyorum mesela ya da günün sonunda kendime soruyorum: “Bugün kalbim neye şahit oldu?”
Öfke, kaygı ya da sevinç geldiğinde “Benim bu hâlime Allah şahit” diyerek kalbime dokunuyorum.
Ve bu küçük anlar bana derin bir dinginlik getiriyor.
Kalabalığın içinde bile kendi kalbime dönebilirim.
Ve bazen tek yapmam gereken şey, içimdeki gürültüyü susturmak değil. Kalbimin sesini işitmek. Kendini izlemek, ama yalnızca kendini değil, o izleyişin ardındaki ilâhî bakışı da hissetmek.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder