26 Ağustos 2025 Salı

 




Bir şeyler beklemekten vazgeçtiğinde mi gelir insana?

Ve evet, çoğu zaman öyle olur.
Çünkü artık zorlamayı bıraktığında…
“Oldurmalıyım, gelmeli, olmalı” dediğin hâli serbest bıraktığında, içinde bir rahatlama başlar. Ve işte o rahatlık, arzudan doğan yükü hafiflettiği için, hayatın akışını da açar.

Ama bu “vazgeçmek” sandığımız gibi bir umutsuzluk değildir. Bu, içten içe hâlâ isteyen ama ısrar etmeyen bir hâlde kalmaktır. Kırılgan ama direnmeyen, sessiz ama açık, “olursa ne güzel” deyip olmasa da kendiyle kalabilen bir hâl.

Ve evet… 

Hayatın birçok hediyesi, işte tam da orada gelir.

Bir şeyler beklemekten vazgeçtiğinde mi gelir insana sorusu çoğumuzun kalbinde saklı duran bir sırdır.
Çünkü beklemek, bazen dayanma gücü, bazen umut, bazen de sabırdır. Ama bazen, beklemekten vazgeçmek... İşte o zaman, hayat başka bir kapı aralar.

Vazgeçmek dediğimiz, umutsuzluk değildir aslında. Bir tür teslimiyettir.
İçten içe hâlâ isteyen ama zorlamayan, ısrar etmeyen, kırılgan ama dirençli ve en önemlisi, kendinle barışık olmaktır.

O kapı açıldığında, beklediğin şey değil belki ama ihtiyacın olan başka bir şey gelir.
Ve o şey, seni daha derinden iyileştirir. Çünkü hakiki armağanlar, beklemeyi bıraktığında ve hayatı olduğu gibi kabul ettiğinde sessizce kapını çalar. 

Kapının çalınması dileğiyle…

Hiç yorum yok: